Eğri Oturup Doğru Düşünelim

12 Haziran 2006 tarihli, Ortaya Karışık köşesine ait yazı.

Bilgisayar dergileri, hacking olayları, internetin dili, forward ve spam mesajlar, vs. Kısacası ‘internette insan hakları’yla ilgili bir yazı. Son derece yoruma açıktır.

Aldığımız bilgisayar dergilerinin içeriğinden hangi bilinçli kullanıcı memnun?

DergilerSürekli internetle haşır neşir olduğumdan yazılım ve donanım haberlerini okuyor, yeni teknolojileri icatları takip ediyor; bilgisayar, fotoğraf makinesi gibi elektronik cihazlarda fiyat/performans karşılaştırması yapabiliyorum. Hal böyleyken neden Türkçe bir bilgisayar dergisi alayım ki? Uzun süreler bu dergilere abone olmuş biri olarak söylüyorum. 90′larda bir ara (sanırım 5-6 yıl kadar) bir bilgisayar dergisine aboneydim, halen de durur o dergiler kütüphanemde. Eskiden internette araştırma yapmayı, haber sitelerini takip etmeyi bilmezdik. O zamanlar bize verilen küçük beyaz programcılık kitapları birer nimetti. Bilgisayar almayacaksak bile son sayfalardaki fiyatları karşılaştırırdık, en iyi bilgisayarı toplamaya çalışırdık filan… Şimdi ise elime bir bilgisayar dergisi alsam haberleri 2-3 hafta önce zaten okumuş oluyorum, donanım karşılaştırmaları ilgimi çekmiyor, zaten oyun tanıtımlarını da pek sevmem, giriş düzeyindeki yazılar da sarmayınca okuyacak yer bulamıyorum. Dergilerimiz bu açığı umarım görürler.

Verilen 2CD + 1DVD’nin ne kadarı kullanılıyor?

CD ÇöplüğüTabi opsiyonlar değişebiliyor, 2DVD-1CD, 1DVD çift katmanlı, aman aman aman… Hatırlar mısınız, PC Magazin‘di sanırım, Türkiye’de ilk kez derginin yanında CD vermişti. O CD inanılmaz çizilmesine rağmen 1,5 sene sonra bile hala okutmaya çalışırdık. İşte o tadı ben uzun süredir alamıyorum. Verilen cd’lerin dvd’lerin hiçbiri arşivlik cinsten değil. Sadece Cdrom-Data fragmanlar-klipler verirdi cd’lerinde, bence çok iyi bir düşünceydi, çoğu kişi aldı biriktirdi. Diğeri ise büyük çöplükler oldu.

Açılan Türkçe forumların belli şahıslar tarafından bozulmasından kim rahatsız?

Çok güzel forumlar açılıyor senelerdir, millet teknoloji yazılım konuşsun diye. Başlarda hayli yararlı olan bu konuşmalar bir süre sonra ego tatminine, grup tartışmalarına dönüşüveriyor. Bu işi bizim milletten daha iyi yapan olacağını sanmıyorum. Vallahi yazık…

Arabasını modifiye ettirip hava atanlar gibi her mesajının altında bilgisayar kasasındaki parçalarını yazanlardan haz ediliyor mu?

Başlık yeterli, fazla söze gerek yok.

Son yıllarda tüm dünyada gerçekleşen hack olaylarının yarısının Türkler tarafından yapıldığı söyleniyor. Sebebi nedir?

Kök Salmış AdamSevinelim mi üzülelim mi bilemedim. Doğru, çok zeki bir milletiz, bir o kadar da zekasını kötülük yapmaya, kendini tatmin etmeye, çalıp çırpmaya, emek vermeden para kazanmaya meraklıyız. Fazlamesai’de bu konu genelde sallanmaz, bir linkle geçiştirilir. Ama linkteki yazıları geçiştirmeden, sindirerek okumak lazım. Bilinçli fazla genç yok, “dur kendimi network olayında biraz daha geliştireyim de ağ güvenliğinde aranan adam olayım” diyebilecek cengaverler lazım.

Ülkemizde internet kafeye gidenlerin yüzde kaçı interneti sırf bilgi için kullanıyor?

İnsanların internet kafeleri ne amaçlarla kullandıkları malum. Belki “Oyun Kafe” veya “Msn Kafe” gibi yerler açılsa amaca hizmet eden, internet kafeler teker teker kepenk kapatacaklar. Benim takıldığım nokta bunlar değil. Kırk yılın başı internet kafeye işim düştüğünde sigara dumanından zehirlenmeyim yeterli…

İngilizce bilmeyene internetten hayır gelir mi?

İnternetten maksimum düzeyde yararlanmak mı istiyorsunuz? İngilizce’yi bilmeniz ve doğru bilgiyle yanlışı ayırt etmeyi öğrenmeniz şart. Acı ama gerçek.

Kullanıcıların bilgisayarlarına format atmalarının sıklığı nedir?

Ben 3 ay diyorum, ama sağlam olsun diye her ay periyodik olarak yapanlar var. Bazıları hobi edinmiş bu işi, komşulara da yardım edip pratik yapıyor. Güleriz ağlanacak halimize, işte windoz tüm dünyayı bu noktaya getirdi. Yılda 3-4 kere bozulup tamire giden X marka bir buzdolabınız olduğunu düşünün, her bozulduğunda buzluk eriyor, kötü kokular yayılıyor, tüm yiyecekleri atmak zorunda kalıyorsunuz. Dolap tamir edilip gelene kadar da aç yaşamak zorundasınız. Canınıza tak ediyor, atıyorsunuz eski buzdolabınızı, yerine yepyeni ama yine X marka bir buzdolap alıyorsunuz… Çok mantıklı :P

Gelen her maili düşünmeden forward’lamanın cezasını ne zaman çekeceğiz?

Düşüncesizce iletilen mesajlar üzerine yazısı insanlara iyi niyetli de olsa mail forward’lamanın zararlarını anlatacaktır. Karikatür, fıkra, Can Dündar yazısı, gül resimli slaytlar, vs. yollayanlara artık lafım yok.

Şirketinin reklamını yapmak için “Bilmem kaç bin mail adresi, sadece X YTL” gibi reklamlara inanan, para veren, huzurla reklam gönderenlere yasal bir yaptırım gerekmiyor mu?

Kanunlar bu yönde düzenlenirse ilk yararlanacak kişi olabilirim. Gazeteleri takip edin, “Onur Küçüktunç bugüne kadar spam mesajlarla ilgili açtığı 150 davanın 120sini kazanarak 300 bin YTL kazandı, diğer davalar devam ediyor” gibi bir haberle karşılaşabilirsiniz.

İnternette de insan haklarının geçerli olduğunu düşünüp ona göre davranan birileri kaldı mı?

Çok kötümser olmaya gerek yok. Şimdiden gerekli hassasiyet gösterildiği takdirde birşeyler düzelebilir. Varsa sizin de hassas olduğunuz noktalar, buyrun beraber tartışalım.



Yorumlar - Başa Dön

skykhan
12 Haziran 2006

Herşey bir furya olarak başlıyor. Bilenide bilmeyenide bunu takip ediyor.
Dergiler, cdler, msnler forumlar derken herkes sosyal hayatında edinemediği yeri sanal ortamda edinmeye uğraşıyor. Hayattaki ezikliklerini hackerım büyük adamım triplerinle çıkartıyor ya çok acı gerçekten.

Zaten internet cafeler vahim durumdalar. Okulundan kaçan, msnden kız/erkek arayan orada. Dediğin gibi sigara dumanından anamız ağlıyor. Ve eğer sizde benim gibi sigaradan nefret ediyorsanız int. cafeye kolay kolay uğramazsınız.

Spam konusunda zaten söylenecek bir şey bile yok rezilik diz boyu. Hele hele forward mail ler zaman kaybından öte bir şey değil. Bu 10 dilek gerçekleştiren mailler yüzünden kaç msn adresi kaç mail adresi değiştirdim ve anladım ki bu tür beyinin çoğu fonksiyonları gelişmemiş insanlara asla hiç bir adresini vermemek gerekli.

Önce forumla başladı bir bilinçsizlik çöplüğü. Forum kurmayı her bilen kurdu phpnuke kurmayı bilen herkes phpnuke kurdu. Ortalık işe yaramayan on binlerce abuk subuk cms tabanlı sitelerle doldu.

Son zamanlarda blog furyası. Ya bedava servisler ya wordpress vb script bulan herkes blog açtı.

Ama bizim milletimiz üzgünüm ki seviyor abuklukları. Televizyonlarda onlarca abuk programlar reyting rekorları kırarken bu internet çöplüğünü yadırgamamak lazım aslında.

Dergi konusunda evet eskiden çok büyük zevkti dergiler. Türkiye’de en çok satan bir bilgisayar derginin web sitesinde moderatör görevindeyim.
Başlarda büyük zevkti insanlara yararlı olmak faydalı olmak. Sonra derginin bir ay sonra çıkacağı zamanı beklemek bile heyecanlıydı. Gerek üç beş yazdığım yazı için gerek dergi okumanın zevki.

Ama artık dergilerinde tadı tuzu kalmadı. Dün D&R ‘a girdim dergimi almak için sonra konu başlıklarına baktığımda hiç cezbetmedi. Sanki daha önceki yemekleri ısıtıp tekrar önüme koyulmuş gibi hissettim. Amacım teknoloji dergisi almaktı. Ama almadım. CD vermeyen bir grafik tasarımı dergisi aldım. Digital Arts isimli daha ikinci sayısı olan bir dergi. Evet 2CD + DVD vermiyor ama en azından beni bilgilendirebiliyor..

Şu anda dikkat ettim biraz fazla uzun bir yorum olmuş sanırım, tabi epeyce dolu olunca böyle oluyor.. En iyisi yorumun sonunu teşekkür ederek bağlayayım :)

mızıkacıkedi
12 Haziran 2006

selamlar, milletimiz bu isi biraz abartiyor sanirim, uc yil boyunca hic formatlamadan sorunsuz bir sekilde windows kullanmisligim vardir, en sonunda hdd bad sector gosterince degisiklik icab etti, oyle yeni windows kurdum.

ustelik bilgisayarimi msn, ms office, oyunlar ekseninden fazlasi icin kullaniyorum, visual studio, vs. gibi pek cok program gelistirme araci olmasina ragmen teklememistir. daha kurulu server uygulamalari (mssql, tomcat, iis..) saymadim bile.

Onur
12 Haziran 2006

@skykhan
sanırım spam-forward mailler, internet kafeler, hacker olayları vs. konularında dertler aynı. Digital Arts dergisine en kısa zamanda göz atacağım.

@mızıkacıkedi
helal olsun valla, benim de 3 sene olacak nazar değmezse, ama .net olsun, iis olsun sınırları zorluyorlar. bu senenin sonlarına doğru çift çekirdekli işlemcilerin fiyatları düştüğünde, notebook fiyatları azaldığında yeni bir bilgisayar almam gerekiyor. eclipse, idea gibi geliştirme ortamları bazen sahip olduğumdan fazla kaynağı kullanıyor.

Bonjoka
12 Haziran 2006

Merhaba,
Ben de teşekkür ederim yazınız için.
İnternet, internet kafe, e-posta, bilgisayar dergileri, forumlar vs.
Hepsinde paralel düşünüyorum sizinle.

Rahatsız olduğumuz şeyler var, ve bunların çoğunun düzelmesi çok zor gibi. Ama en azından bu şekilde ifade ederek bir katkıda bulunabiliriz, teşekkürler.

İnsanlar yeterli bilgiye sahip olmuyor genelde. Kaliteye, içeriğe değil; görünüme bakılıyor hep. Blog/site konusunda da böyle diyelim ki. Sitem olsun da, boş olsun önemli değil diye düşünülüyor.

İnternette bir şeyler katmak, katkıda bulunmak değil; faydacılık önplanda. Niye sevdiğimiz bir siteye, yazılıma katkıda bulunmayız ki?
İşte bu yüzden web 2.0′ı, yeni nesil interneti seviyorum. Kullanıcı merkezli, kullanıcının bir şeyler katarak yükselttiği bir internet sistemini seviyorum.
Bu yüzden Wikipedia’yı, özgür ansiklopediyi seviyorum, desteklememiz gerektiğini düşünüyorum.
Evet, eğri oturup doğru düşünmemiz, doğru konuşmamız gerekiyor. Çok klasik ama, “eğitim şart” :)

Ben de uzatmayacaktım aslında, pardon. Sadece teşekkür edecektim. :)

orhankurnaz
13 Haziran 2006

Yazınızda belirttiklerinizin tamamına -fazlasıyla- katılıyorum. eklemek istediğim tek nokta ise “İngilizce bilmeyene internetten hayır gelir mi?” konusunda, eğer herhangi bir konuda eksikliğimi fark edersem onu gidermeye çalışırım, yani eğer ingilizce bilmiyorsam ve bunun bir ihtiyaç olduğunu fark edersem, interneti bir süre ingilizce öğrenmek / geliştirmek için kullanırdım ki bir çok kişiyede bunu tavsiye etmeyi denedim, gerçi pek umursayan olmadı ama… :(

Ve yukarıdaki maddelerde bahsi geçen problemlerin geneli -acemi- kullanıcılardan kaynaklanıyor diye düşünmekteyim. yeni aldığı bilgisayarını spy vs yüzünden kullanılamaz hale getirip format attıran kullanıcılar gibi. ne demek istediğim anlaşılmıştır, sanırım uzatmama gerek yok.

evet uzun zamandır format atmadım. bir süredir dergi almayıda kestim. forumlara takılmıyorum ve spam ve forwardları okumadan siliyorum. ve bu durumda olan bir çok insan var diyelim. peki ama sorun nerede (her ne kadar dünyanın en pahalılarından biride olsa türkiyede internetin ucuzlaması ile internetteki acemi kullanıcıların artması) ve bunları çözmek için neler yapabiliriz, bence bunları konuşmak lazım.

bence vikipedi bu konuda oldukça güzel bir sistem ama Vikipedi doğal olarak bir “ansiklopedi” formatında olmaya çalışıyor. bence aynı mantıkta ama farklı bir formatta bir portal kurmak ve insanlara forumlarda gördüğümüz “paylaşım”dan farklı bir paylaşım sunmaya çalışmak lazım.

kuen
13 Haziran 2006

96-97 yıllarından beri dergi alırım son iki yıla kadar bunlar bilgisayar teknolojiyle ilgili dergiler son iki yıldır almamın nedeni bayat haberler bayat cd ler genelde programlar tanıtımlar için alırdım ama artık almıyorum. Çünkü internette zaten var bunlar dergi aylık basılıyor çıkana kadar bayatlıyor sanırım dergilerinde artık teknolojiye ayak uydurup digital bişeyler düşünmesi gerekir. Bayat haberden sıkıldım. Bu ay dergi alayım dedim ama oyun dergisi halflife episode one 2 haziranda çıkacaktı dergi çıkmış ama ne oyun hakkında bilgi var ne bişey.. Demosunun olmasını isterdim ama alakası yok alamadan geldim :)

diğer konulara diyecek bişeyim yok sonuna kadar haklısın, internet yeni bir kültür bizim gibi bu işi meslek edinmiş insanlar için belki çok yeni değil ama internetle yeni tanışmış kişiler için çok yeni nasıl davranacağını etiğini bilmiyorlar belki öğrenme konusunda veya örnek olmak gerekir. Herşeyin zamanla oturacağına inanıyorum.

kuen
13 Haziran 2006

bu arada sitenizi takip ediyorum ama çok az güncelleniyor belki yeni yazarlar almanız gerekiyordur paylaşımla çalışan siteler bence daha başarılı oluyorlar..

bu sitenin hızını ve tasarımını seviyorum daha fazla güncellenmeli bence.

wanadoo
15 Haziran 2006

süper yazı olmuş ,eline sağlık.bende uzun zamandır dergi almıyorum malum aynı olayları ısıtıp ısıtıp önümüze koymaya çalışıyorlar.donanım testi için dergi almaya gerek yok,e program desen zaten nette sürüsüne bereket. e o zaman insanlar niye dergi alıyor tamamen soru işareti yazılan yazıların kailitesiz oluşundan bahsetmeye bile gerek yok.

Onur
16 Haziran 2006

@kuen
Ben de farkındayım, kusura bakmayın, bir hayli yoğun ve isteksizdim son zamanlarda. Yazı yazabilmem için keyfimin yerinde olması gerekiyor bi yerde :) Yeni yazar alma konusunu siz bu yorumu yapmadan birkaç gün önce konuşmuştuk arkadaşlarımla, biraz daha böyle devam edeceğim sanırım. Tabi sonra yazar alımı, yeni siteler, genişlemeler, vs. vs. olacaktır.
Bu arada, RSS feed’i kullanırsanız siteyi sık güncellememem gözünüze daha az batar :) sanırım :)

Bonjoka
17 Haziran 2006

Merhaba,
Sitenizin iletişim formunda bir sorun var gibi görünüyor, mesajı gönderdikten sonra bir hata veriyor, bir de mesaja cevap gelmiyor. :)
Sanırım bir problem var, bir kontrol edin isterseniz…

Onur
18 Haziran 2006

@Bonjoka
Çok teşekkürler sorunu bildirdiğiniz için, sanırım şimdi sorunsuz çalışıyor.

osman
20 Haziran 2006

kardeşler slm ben osman bu işe daha yeni girdim bana yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşşkürler

a_x_e-
10 Kasım 2006

bilgi güçtür. merhaba arkadaşlar

yazımı yanlış anlamazsınız umarım. sitenin genel içeriği hakkında pek fazla bir bilgim yok. programcılık dili hakkında birşeyler araştırıyordum nette yazılar dikkatimi çekti.

bahsi geçen kanuların çoğu bilgisizlikten kaynaklanıyor zannedersem. ilk internetin yaygınlaştığı zaman cafelere ICQ ya kız aramaya giderdik yalan yok gençlik, o dönemlerde aklımız ondan başkasına çalışmıyordu. yinede gezinir dik ve araştırırdık. doyurucu bir şey olmayınca
genç bir zihnin yönelebileceği pekfazla birşey kalmıyor.

madem insanların böyle bir bilgisizlikle yanlış yönlere savrulmasını istemiyorsak.neden netten düzgün siteler hazırlanıp insanlara programcılıktır vs. dir öğretilmiyor.(öğretimlerde dikkati çeken bir nokta olması gerekir. annemin karnından klavyeyle çıkmadım).öğretimlerde neden yalın bir dil kullanılmıyor en azından başlarda olsun.hangi yolların takip edileceği gibi.

şahsım adına konnuşayım kendi bilgisayarımı 2006 başında aldım,daha yeni internetle rahat birşekilde tanıştım ve ‘ingilizce yi ‘ çok fazla bilmediğim için zorlandığım doğru.

bunun için üstadların bu işe bir el atması gerektiğini düşünüyorum. ben işlendiğinde türk genci kadar parlak bir gençlik görmedim.

uzun olduğu için özür,söz hakkı için teşekkür

Eğri Oturup Doğru Düşünelim, Tartışalım at Manhem
15 Ekim 2007

[…] Onur, artık canına tak edenleri -aslında bir çoğumuzun hoşnut olmadığı ortak konuları- madde madde yazmış ve hoş bir şekilde tartıştırmaya başlamış. Bu hoş tartışmaya siz de […]



Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)


Yorum yapacaklar için bilgi:
Verdiğiniz mail adresi sitede asla görüntülenmeyecektir. Sonraki yorumlarınız için isim, e-posta gibi bilgiler cookie olarak bilgisayarınızda saklanacaktır.



Önizleme: